Küreselleşmenin Etkileri
II. Dünya Savaşı sonrası Sovyet Rusya tehdidiyle gerilimli bir ortam yaşayan Batı Avrupa ülkeleri önce NATO ‘ yu kurarak kendi güvenliklerini sağlamışlar, ancak ondan sonradır ki etkileri günümüze kadar uzanan ekonomik büyüme hamlesini gerçekleştirebilmişlerdir. Çünkü güvenlik şemsiyesi olmadan ekonomik büyümenin sağlanması beklenemezdi. Güvenlik şemsiyesi sağlandıktan sonra ABD hükümetlerince Avrupa’ ya yapılan Marshall yardımları büyümede başat faktörü oynamıştır. Görülen odur ki küreselleşmenin temelleri o günlerde atılmaya başlamıştır. O günlere kadar totaliter rejimlerle yönetilmiş olan Almanya bile çok yönlü işbirliklerine değer veren sağlam bir demokrasi ülkesi durumuna gelmiştir.
Soğuk savaş sonrasında dünyadaki tüm ülkelerin birbirleri ile diyalog kurmaları, birbirleri ile iyi ilişkiler içine girerek, bir daha savaş ortamının oluşmamasını sağlamak maksadıyla attıkları büyük bir adımdır. Bu dönemdeki bazı bölgesel nitelikteki çatışmalar ve savaş dışında, ülkelerin coğrafyalarını büyük ölçüde değiştirecek büyük savaşlar yaşanmamıştır. Çok kutuplu dönemlerin aksine ülkelerin coğrafyaları oturmuş gözükmektedir. Bu sayede dünyada baş döndürücü bir değişim başlamıştır. Daha önceleri savaşlarla yitirilen kaynaklar bilim, teknoloji ve insanlığın refahı için harcanmaya başlamıştır. Ancak bu toz pembe tabloya bakılarak büyük güçlerin diğer güçler üzerindeki egemenlik haklarından vazgeçildiği sonucu çıkarılmamalıdır. Yeni dünyada artık bir ülkeyi fethetmek için fiziki ayak basma ve işgal etmek gerekli görülmemektedir. Ekonomik olarak zayıf güçleri egemenliği altına almak ve buna bağlı olarak istediği siyasal kararları, aldırabilmek ve uygulatabilmek, menfaatlerine hizmet edecek şekilde uluslar üstü seviyede örgütler ve birlikler kurarak ve ilgisi kapsamında olan ülkeleri bunlara üye yapmak, böylece dolaylı yollardan zayıf güçleri kendine bağlamak yeni dünya düzeninde gelişmiş ülkelerin küresel stratejisi durumuna gelmiştir.
Tıpkı küreselleşme öncesi yaşanan olaylarda olduğu gibi, dünyada etkinliği fazla olan gelişmiş ülkelerin sadece askeri güce sahip olmalarının yeterli olmadığı, bunun yanında ekonomik güce de sahip olmaları gerektiği gerçeği gibi, küreselleşmenin altında yatan gerçekte de öncü olan ülkelerin bu konuyu esas aldıkları saklanamaz bir gerçek olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durumda bize ; savaş ve tek kurşun atılmadan ülkelerin kontrole alınmasını, böylece de küreselleşme maskesi kullanılarak menfaat elde edilme isteğinin yattığı gerçeğini düşündürmektedir. Diğer taraftan dünya enerji kaynaklarının giderek azalması, gelişmiş ülkelerin enerji kaynaklarının bulunduğu bölgelerde istikrarı sağlamak görüntüsü altında, etkinliklerini artırmak ve jeostratejik konumdaki ülkeler üzerinde nüfusetmek ve mevcut nüfuzlarını korumak istemeleri sonucunda da bu oluşumu kullanmak istedikleri aşikardır.
Son yorumlar
1 yıl 15 hafta önce
2 yıl 25 hafta önce